Özel Tuzla Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Özel Tuzla Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Telefon: (0216) 644 73 33
Faks: (0216) 644 73 33
Adres: Postahane Mah. Fevzi Çakmak Cad. Billurkent Sit. B Blok D:2
İlçe: TUZLA
İl: İSTANBUL

Tuzla Devlet Hastanesi

Tuzla Devlet Hastanesi

Telefon: (0216) 494 09 52
Faks: (0216) 494 09 59

İlçe: TUZLA
İl: İSTANBUL

Afiyet Hastanesi

Afiyet Hastanesi

Telefon: (0216) 344 89 00
Faks: (0216) 344 89 06
Adres: Namık Kemal Mh. Sütçü Cd. No:8 Santral Durağı
İlçe: ÜMRANİYE
İl: İSTANBUL

Atlas Hastanesi

Atlas Hastanesi

Telefon: (0216) 316 71 61
Faks: (0216) 461 63 27
Adres: İstiklal Mh. Alemdağ Cd. Atlas Sk. No:3
İlçe: ÜMRANİYE
İl: İSTANBUL

Çamlıca Görüntüleme Merkezi

Çamlıca Görüntüleme Merkezi

Telefon: (0216) 335 50 60
Faks: (0216) 335 66 77
Adres: Alemdağ Cad. Kurudere Sok. No: 1/5
İlçe: ÜMRANİYE
İl: İSTANBUL

Çamlıca Hayat Hastanesi

Çamlıca Hayat Hastanesi


Telefon: (0216) 521 30 30
Faks: (0216) 335 86 36
Adres: Alemdağ Cad.No:85
İlçe: ÜMRANİYE
İl: İSTANBUL

İstanbul Bölge Hastanesi

İstanbul Bölge Hastanesi

Telefon: (0216) 621 13 13
Faks: (0216) 621 20 10
Adres: Atatürk Cad. No. 125 Sarıgazi /İstanbul
İlçe: ÜMRANİYE
İl: İSTANBUL

Mavi Martı Psikolojik Danışma Merkezi

Mavi Martı Psikolojik Danışma Merkezi

Telefon: (0216) 481 70 70
Faks: (0216) 481 70 70
Adres: Alemdağ cad. Şemsibey Apt. No:40 Kat:1 D:1
İlçe: ÜMRANİYE
İl: İSTANBUL

Özel Tepe Tıp Merkezi

Özel Tepe Tıp Merkezi

Telefon: (0216) 611 77 21
Faks: (0216) 611 57 65
Adres: Ihlamurkuyu Alemdağ Cad. no: 253
İlçe: ÜMRANİYE
İl: İSTANBUL

Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Telefon: (0216) 632 18 18
Faks: (0216) 632 71 24
Adres: Adem Yavuz CAD. No:1 Ümraniye / İstanbul
İlçe: ÜMRANİYE
İl: İSTANBUL

Renin Diyaliz Merkezi

Renin Diyaliz Merkezi

Telefon: (0212) 320 10 12
Faks: (0212) 320 10 12
Adres: Halil Rıfat Pas¸a mah. Arel sok. Hamam Çıkmazı No:2 Okmeydanı-
İlçe: ŞİŞLİ
İl: İSTANBUL

Visart Tıbbi Görüntüleme Merkezi

Visart Tıbbi Görüntüleme Merkezi

Kroki için tıklayın...
Telefon: (0312) 442 23 08
Faks: (0506) 471 82 04
Adres: Cinnah Caddesi No:68 Çankaya/ANKARA
İlçe: AKYURT
İl: ANKARA

Visart Tıbbi Görüntüleme Merkezi

Visart Tıbbi Görüntüleme Merkezi

Kroki için tıklayın...
Telefon: (0312) 442 23 08
Faks: (0506) 471 82 04
Adres: Cinnah Caddesi No:68 Çankaya/ANKARA
İlçe: AKYURT
İl: ANKARA

75. Yıl Ankara Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi

75. Yıl Ankara Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi

Telefon: (0312) 595 98 00
Faks: (0312) 320 41 25
Adres: Ulucanlar Cad. Ankara Hastanesi Yanı
İlçe: ALTINDAĞ
İl: ANKARA

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Telefon: (0312) 595 30 00


İlçe: ALTINDAĞ
İl: ANKARA

Ankara Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

Ankara Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

Telefon: (0312) 310 32 30
Faks: (0312) 310 42 42
Adres: Türkocağı Sk. No: 3
İlçe: ALTINDAĞ
İl: ANKARA

Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hast. E. A. Hastanesi

Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hast. E. A. Hastanesi
Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hast. E. A. Hastanesi
Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hast. E. A. Hastanesi
Kroki için tıklayın...
Telefon: (0312) 305 60 00
Faks: (0312) 317 03 53
Adres: Babür Caddesi No:44
İlçe: ALTINDAĞ
İl: ANKARA

Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı E. A. Hastanesi

Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı E. A. Hastanesi
Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı E. A. Hastanesi
Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı E. A. Hastanesi
Kroki için tıklayın...
Telefon: (0312) 306 50 00
Faks: (0312) 312 49 31
Adres: Talatpaşa bulvarı /Samanpazarı
İlçe: ALTINDAĞ
İl: ANKARA

Görkem Diyaliz Merkezi

Görkem Diyaliz Merkezi

Telefon: (0312) 517 14 80
Faks: (0312) 517 14 85
Adres: İrfan başbuğ cad. no.70
İlçe: ALTINDAĞ
İl: ANKARA

100.YIL HASTANESİ

100.YIL HASTANESİ
--
Telefon: (0312) 284 08 08
Faks: (0312) 220 01 23
Adres: 33. Cad. No: 12 06530 Yüzüncüyıl
İlçe: ÇANKAYA
İl: ANKARA

Akay Hastanesi

Akay Hastanesi

Telefon: (0312) 416 50 50
Faks: (0312) 416 50 51
Adres: Akay Caddesi Büklüm Sokak No:4 Kavaklıdere 06660
İlçe: ÇANKAYA
İl: ANKARA

Akpol Tıp Merkezi

Akpol Tıp Merkezi
Telefon: (0312) 207 90 00
Faks: (0312) 207 90 51
Adres: Ziyabey Cad. 3. Sk. No: 15 Balgat 06520
İlçe: ÇANKAYA
İl: ANKARA

Almed Kulak Burun Boğaz Horlama ve Ses Hastalıkları

Almed Kulak Burun Boğaz Horlama ve Ses Hastalıkları

Telefon: (0312) 426 30 30
Faks: (0312) 426 96 87
Adres: Tunalı Hilmi Cad. No:117 / 3 Kavaklıdere-06700
İlçe: ÇANKAYA
İl: ANKARA

Anatolia Klinik

Anatolia Klinik

Telefon: (0312) 426 14 74
Faks: (0312) 426 23 38
Adres: Bestekar Sokak No: 74/5
İlçe: ÇANKAYA
İl: ANKARA

natolia Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi

natolia Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi

Telefon: (0312) 442 56 56
Faks: (0312) 442 46 78
Adres: Cinnah Caddesi No.54
İlçe: ÇANKAYA
İl: ANKARA

Ankara Fıtık Merkezi

Ankara Fıtık Merkezi

Telefon: (0312) 220 04 06
Faks: (0312) 220 00 90
Adres: Çukurambar Mahallesi 38. cadde 33/A
İlçe: ÇANKAYA
İl: ANKARA

Ankara Güven Hastanesi

Ankara Güven Hastanesi

Telefon: (0312) 457 25 25
Faks: (0312) 468 10 41
Adres: A Blok: Şimşek Sokak No:29 06450 Kavaklıdere
İlçe: ÇANKAYA
İl: ANKARA

Ankara İsveç Ayak Sağlığı Merkezi

Ankara İsveç Ayak Sağlığı Merkezi

Telefon: (0312) 437 08 75
Faks: (0312) 437 08 75
Adres: Şehit Adem Yavuz Sk. 14/3 Yenişehir
İlçe: ÇANKAYA
İl: ANKARA

Başak Kadın Sağlığı Merkezi

Başak Kadın Sağlığı Merkezi

Telefon: (0312) 447 77 97
Faks: (0312) 446 35 32
Adres: Uğur Mumcu cad. 17/2 Gaziosmanpaşa
İlçe: ÇANKAYA
İl: ANKARA

Çağ Hastanesi

Çağ Hastanesi

Telefon: (0312) 430 08 08
Faks: (0312) 430 08 26
Adres: Meşrutiyet Cad. No:33
İlçe: ÇANKAYA
İl: ANKARA

KIZILCIK

KIZILCIK




Kızılcık meyvelerinden ezme marmelat meyve suyu yapılır. Kabız edici özelliği vardır. Gıdâ olarak istifâde edildiği gibi kabukları ateş düşürücü olarak kullanılır.

Kızılcık zengin bir melatonin kaynağıdır: Beynimizde bulunan epifiz bezi hava karardıktan sonra melatonin adı verilen bir hormon salgılar. Yaşam ritmimizi ve uykumuzu bu hormona borçluyuz. Uyku beyni dinlendirir güçlendirir hücre yenilenmesini sağlar bağışıklık sistemini oksidasyonu onarır ve tüm yaşam kalitesini yükseltir. Öte yandan önemli hormonların salgılanmasına yardımcı olur. Bir çok bilim adamı melatonini en önemli anti-oksidan olarak tanımlarlar. Melatonin takviyesi günümüzdeki temel anti aging tedavilerinden birisi olmuştur. Bu hormonun doktor kontrolünde kullanımı bağışıklık sistemini ve yaşam kalitesini etkili bir şekilde yükseltir. Melatonin ilaçlarının birçoğu kızılcıktan yapılır. Uyku sorunlarınız varsa gece yatmadan önce bir bardak kızılcık suyu içmenizi tavsiye ederim.

Kızılcık kanın pıhtılaşmasını artırır. Çiğden hazırlanmış kızılcık suyu veya kaynatarak yapılan kızılcık şerbeti kan pıhtılaşmasını düzenler. Özellikle şeker hastaları için yararlıdır. Ünlü hekim İbni Sina yaraları yıkamak için kızılcık suyu; yarayanık merhemi yapmak için ağacın kökünü kullanırmış.

Ateş düşürücü ve ishale karşı: Kızılcık kabuğu ateş düşürücü ve güçlü bir ishal kesicidir. 1 yemek kaşığı dolusu taze veya kuru kızılcık ile 1 fincan soğuk suyu 5 dakika kaynatın. 15 dakika demledikten sonra süzgeçten geçirin ve sonra ishale karşı ilaç olarak kullanın. 60 gr kızılcık ağacı kabuğunu 1 litre su ile kaynatarak ateşli hastalıkların tedavisinde kullanabilirsiniz. Eskiler bu karışımı özellikle sıtmaya karşı hazırlarlarmış.

İdrar yolu enfeksiyonları ve böbrek taşlarına karşı doğal destek: Özellikle bayanlar sık sık sistit ve idrar yolu enfeksiyonu geçirirler. Kızılcık bu sorunların tedavisine yardımcı olur. İdrar enfeksiyonlarının çoğuna e-coli adı verilen bir bakteri neden olur. Kızılcıkta bulunan benzoik asit bakterilerin çoğalmasını engeller ve vücudumuzdan atılmasını kolaylaştırır. Kızılcık suyu şerbeti veya kompostosu idrarımızdaki asit miktarını arttırır. Böylece böbrek taşlarının (özellikle kalsiyum taşları) tedavisinde kullanılır. Bu arada idrardaki ağır kokuları da giderir.

Gece işemeleri: Gece işeme sorunu olan çocuklara kızılcık yapraklarından bir ilaç hazırlayabilirsiniz. 30 gr. kızılcık yaprağını 1 litre su ile kaynatıp 1/3 kadarını buharlaşıncaya kadar ateşte tutun. Süzgeçten geçirip soğuyunca cam bir şişeye doldurun. Geceleri yatmadan önce çocuğunuza bu çaydan bir fincan içirin.

KİVİ

KİVİ




Son yıllarda manav ve marketlerde satılmaya hattâ Türkiye'de de yetiştirilmeye başlanan kivi bir C vitamini deposudur.

Anayurdu Çin olan kivinin bir tanesinin sahip olduğu C vitamini bir insanın alması gereken günlük C vitamini ihtiyacından bile fazladır.

Amerika'da bu hârika meyve üzerinde yapılan araştırmalar kivinin birçok derdin devâsı olduğunu ortaya çıkardı.

Çocukların dengeli büyümeyi ve gelişmeyi başarabilmeleri için yüksek oranda vitamin ve minerallere ihtiyacı vardır. İyi dengelenmiş vitamince zengin bir diyet vücudun sağlıklı gelişiminin en iyi garantisidir.

Sağlıklı vücuda sahip olabilmemizin en önemli şartlarından birisi bağırsaklardan düzgün geçişlerdir. Bu beslenmemiz sonucu ortaya çıkan zararlı maddelerin vücuttan atılabilmesini kolaylaştırır.

Bitkisel besin araştırma dünyasında kivi meyvesi insan hücrelerinin çekirdeğindeki DNA’yı zarardan koruma yeteneğinden dolayı araştırmacıları büyülemiştir.

Astıma karşı koruma kivi gibi C vitamini yönünden zengin meyveyi yemek ıslık çalar gibi konuşma türündeki astımla ilgili solunumsal belirtilere karşı önemli bir koruyucu etki sunmaktadır.

Aspirine kan inceltici bir alternatif Kivi aspirinin kardiyovasküler sağlık korumasında leziz bir kan inceltici alternatifi yaparak kan pıhtılaşması riskini önemli bir şekilde düşürmekte ve kanınızdaki yağ miktarını azaltmaktadır.

Kolesterol seviyesini düşürür

Cilde kadifemsi bir yumuşaklık ve ışıltı kazandırmak kırışıklıkları hafifletmek için ekstra bakım uygulamakta yarar var.

Karaciğeri çalıştırır kanı temizler

Kadınlarda göğüs kanserini önler

Grip ve soğuk algınlığının çabuk atlatılmasını sağlar

Kan basıncını ayarlar tansiyonu düşürür

Vücudun direncini artırır

Sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Kivi tahmin edildiğinin aksine tropikal değil subtropikal bir meyvedir. Bu yüzden buzdolabında saklanması gerekir. Kivinin çabuk olgunlaşmasını istiyorsanız kapalı bir plastik çantada içerisinde bir elma armut yada muzla saklayın. Bu meyveler kivinin ve avakadonun çabuk olgunlaşmasını sağlayan etilen gazı salgılar.

KİRAZ

KİRAZ



Gülgiller familyasından; anayurdu Asya olan düz kabuklu bir çeşit ağaç veya ağaççıktır. Genellikle yapraklanmadan önce çiçek açar. Meyvesi etli ve tek çekirdeklidir. Ev ilaçlarında sapları meyvesi kabuğu ve çiçekleri kullanılır.

Baharın en güzel habercilerinden biridir kiraz. Peki rengiyle tadıyla çoğumuzun en sevdiği meyvelerden biri olan kirazın damar sertliği ve eklem kireçlenmesi gibi birçok hastalığa iyi geldiğini biliyor musunuz?

Ülkemizde geniş çapta kültürü yapılmaktadır. Uludağ aşlama Napolyon sultani ballı ve ak kiraz gibi çeşitleri vardır.

Meyvesi taze olarak yenir. Hoşafreçel ve konservesi yapılır. Kiraz ağacı kabuğu kabız ve ateş düşürücü çiçekleri göğüs yumuşatıcı yaprakları ise müshil olarak kullanılmaktadır.

Yunan mitolojisinde karşılığı doğum ve yenilenme Çin'de ise ölümsüzlüktür.

Kirazın sadece meyvesi değil kökleri kerestesi kabuğu zamkı yaprakları çiçekleri çekirdeği ve meyve sapları da insanlar tarafından kullanılmaktadır.

Kiraz esas olarak meyvelerinin taze ve kurutulmuş olarak tüketilmeleri ile ayrıca reçel yemek konserve ve dondurulmuş gıda olarak soframızda yerini almaktadır.

İdrar söktürücü özelliği ile böbreklerin dostu olan kiraz vücutta biriken zahirli maddelerin karaciğer ve böbrek yoluyla dışarı atılmasını sağlıyor.

Bu sayede yaş olarak tüketilen kiraz meyvesi ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılıyor.

Kiraz meyvesinde bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlediği ve varsa zamanla döktüğü ayrıca safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olduğu bilinmektedir.

İdrar söktürücü özelliği dolayısı ile vücuttaki fazla suyun atılmasına yardımcı olduğu ve bu şekilde zayıflamaya da yardımcı olduğu bilinmektedir.

Aspirin yerine kiraz yemek ağrıların dindirilmesinde aspirinden çok daha etkili oluyor.

Kirazda bulunan levüloz adlı şekerin rahat sindirilmesi nedeniyle şeker hastaları da rahatlıkla kiraz yiyebiliyor.

Kirazın bir diğer önemli özelliği ise kabızlık giderici olması.

KAVUN

KAVUN




Kavun B vitamini brom ve iyot içeriyor sinirleri yatıştırıyor kanı temizliyor ve kolay bir uyku sağlıyor. Damar tıkanıklığı kansızlık için de öneriliyor.

Açık renkli ve düz kabuklu "bal kavunu" iyi bir C A vitamini potasyum ve çinko kaynağı olarak en değerliler arasında yer alıyor.

Bir de şeker oranı fazla. Ölçüyü kaçırmadan tüketmek gerekir.

Orta boy bir kavunun yarısı günlük C vitamini ihtiyacını tamamen karşılar. A vitamini ve betakaroten içerir.

Bunlar antioksidan yani vücudu temizleyici etkiye sahiptir. Böbrekleri rahatlatır. Yüksek miktarda su ve düşük miktarda kalori içerir.

Kavun meyve olarak çok yenildiği gibi tohumları (çekirdekleri) de tıbbî olarak kullanılmaktadır.

Olgun kavunların çekirdekleri kurutulur. Çekirdekler halk tababetinde öksürüğe karşı (çekirdekleri suda suyu yarıya ininceye kadar kaynatılıp içilmesiyle) kullanılır.

Kavun gerek erkeğin gerek kadının cildini tazeler ona canlılık ve güzellik kazandırır.

İyi kavun ağır olur. Elinizde okkalayın ağır olanı alın.

Yuvarlak sarı kavunun sapı çektiğiniz zaman kolay kopuyorsa iyi kavundur.

Turfanda kavunlar lezzetsizdir. Kavunu sezonun başlangıcından bir ay sonra yeyin ancak o zaman lezzet kazanır.

KARPUZ

KARPUZ


Latince ismi Citrullus Vulgaris olan karpuz kabakgillerdendir. Anayurdu Afrika' nın tropikal bölgeleridir.

Mısır' daki
antik kalıntılardaki duvar resimlerinde karpuz resmedilmiştir. Daha sonra ticari gemilerle Akdeniz ülkelerine yayılmıştır.

Karpuz mayıs ve eylül aylarında ancak özellikle temmuz ortasından ağustos sonuna kadar bol miktarda bulunur.

Karpuz bol miktarda C vitamini ve antioksidan özelliği ile çeşitli kanser türlerine karşı etkili olan Beta karo ten içerir. İçerdiği yüksek potasyum kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olur.

Aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenler ve bağırsak kanserini önlemede de rol oynar.

Uzmanlar aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenleyen ve bağırsak kanserini önlemede rol oynayan karpuzun çekirdeklerinin de içinde bulunan Cucurbocitrin adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olduğunu kaydetti.

Karpuzun böbrekleri çalıştırdığını idrar söktürdüğünü böbreklerdeki üre ve ürat tuzlarını temizlediği bilinmektedir.

Karpuzun bu özelliklerinden yararlanmak için yemeklerden çok önce mide boşken tüketmek gerekiyor. Çünkü yemek sonrasında yendiğinde sindirim güçlüğü yaşanabiliyor.
Yüksek miktarda lif içeren karpuzun kalorisi de düşüktür.

İlginç olan karpuzun besin değerinin diğer birçok besinde olduğu gibi kabuğunda saklı olması.

Bu nedenle olabildiğince kırmızı etli kısmın altındaki beyazımsı kısmı tüketilmeli.

KARNABAHAR

KARNABAHAR



Turpgillerden; vatanı Doğu Akdeniz bölgesi olan 2 yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları koyu yeşil çiçekleri beyaz veya sarımtıraktır. Kış sebzelerindendir. Lahanaya benzer. Aslında lahananın çiçek saplarının kısalıp etlenmesiyle lahanadan türemiştir. Yenen kısmı henüz açmamış yoğun çiçek durumudur. Yurdumuzda; güzlük turfanda karnabahar kışlık karnabahar ve mart karnabahar olmak üzere üç çeşidi vardır. Fosfor ve vitamin bakımından çok zengindir.

Zihin yorgunluğunu giderir.
Sinirleri kuvvetlendirir
İdrar söktürür.
Dalak hastalıklarına iyi gelir.
Şeker hastalarına faydalıdır.
Kalp hastalıklarında şikayetlerin azalmasında yardımcı olur.

Fosfat ve potasyum ihtiva eden ve içeriğinde kadınları göğüs kanserine karşı koruyan ‘indol-3 karbonal’ bulunan karnabaharın lahanadaki besin değerinin çoğuna sahip olduğunu bildiren uzmanlar “Karnabahar çiçek olduğu için bol bol fosfor ve vitaminleri cinsiyet hormonu bol E vitamini ve protein içerir. Bu maddeleri ile cinsel gücü arttırır buna bağı olarak kalp rahatsızlıklarını da giderir. Sinirleri ve beyni iyi çalıştırır onların yıpranmasını önler” diyorlar.

İNCİR

İNCİR



Ülkemizde en çok Aydın ve İzmir de yetişen incirin çok fazla çeşitleri vardır.
İnsan vücuduna faydaları saymakla bitmez.
Bir kilogramda iki bin 900 kalori bulunan incir E ve B vitaminlerinden çok zengin.
Kuru incir içerdiği protein miktarı yönünden fakir sentezinde kullanılan aminoasit çeşidi açısından zengindir bu nedenle hücre gelişimini destekler. Ayrıca kuru incir boğaz ağrısı bronşit ve öksürüğe de faydalıdır.
Yaşı kurusundan daha fazla tercihe şayan olan incir vücuda kuvvet verir. Anasonla beraber yenen incir hem kan yapar hem de şişmanlatır. Bağırsak iltihabı olanlar inciri çok yemelidirler.
Yaş dalları kırıldığında akan sütümsü beyaz sıvı nasır ve siğillere sürülür.
Sesiniz kısıldığında hemen bir inciri bir su bardağı kadar sütün içine koyup bir cezvede kaynatın. Ilık ılık bu şurubu için çok yararını göreceksiniz.
İnciri sütle ya da sirkeyle eğer oda olmazsa yalnızca zeytinyağına batırıp yiyerek basur şikayetinizi ortadan kaldırabilirsiniz.
İnciri cevizle birlikte yerseniz hem vücudunuzu zehirlerden korur hem de bronşite iyi gelerek öksürüğü keser. Nezle için de faydalıdır.
İncirin bünyesinde şeker albüminli maddeler organik asitler pektin provitamin A B1 B2 C vitaminleri magnezyum kükürt fosfor ve unlu maddeler bulunur.
Pek çok sağlık sorununa karşı güç ve dayanıklılık kazandırır.
Ayrıca kış aylarında vücudun direncini arttırır
İncirin kurutulmuşu çok değerli olup iyi bir besin kaynağıdır. Balgam söktürücü yumuşatıcı olarak kullanılır.
Bağırsak iltihabı olanlar inciri çok yemelidir.
Bağırsaklardan toksik maddelerin atılması kandaki kollestrol seviyesinin düşürülmesi gibi faydaları da vardır.
Vitamin ve mineral bakımından zengin bir gıdadır.
Enerji verir.

HURMA

HURMA



İnsanoğlunun yetiştirdiği en eski bitki çeşitlerinden biridir. Orta Doğu bölgeleri ve Kuzey Afrika ekonomisinde çok eskilerden beri çok büyük bir rol oynar.

Bilinen en eski bitki çeşitlerinden biri olan hurma günümüzde lezzetinin yanı sıra besleyici özelliği nedeniyle de tercih edilen bir besindir. Her geçen gün keşfedilen faydaları hurmayı hem gıda hem de ilaç olarak kullanılan bir besin haline getirmiştir.

Hurma ağacı yaprağını hiç dökmeyen ve bazı özellikleri ile de insana çok benzeyen bir ağaçtır.

Türkiye’de Akdeniz Batı ve Güney Anadolu bölgelerinde yetiştirilmektedir. Hurmanın meyvesi tatli ve besleyicidir. Şeker oranı taze hurmalarda % 60–65 kurumuş hurmalarda ise % 75–85 civarındadır.

Kalbimizin yeni dostu bulundu: Hurma Bugüne dek kalp ve damar hastalıklarından korunmada elmanın sihirli gücü biliniyordu. İsrailli bilim adamları kalbin gerçek dostunun hurma olduğunu kanıtladı. İsrailli bilim adamları hurmanın kalp ve damar hastalıklarından korunmak için önerilen elmadan daha etkili olduğunu açıkladılar. İsrail'de yapılan bir araştırmada elma ve hurmanın yararları karşılaştırıldı.

Meyve şekeri içerdiği için sanılanın aksine şişmanlatmaz. Yoğun tempo yüzünden kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız bol bol taze hurma yiyin.

Hurmanın içerdiği Demir kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin sentezini kontrol eder ve bu da hamilelikte kansızlığın engellenmesini ve bebeğin gelişimi için hayati önem taşıyan kandaki alyuvarlar dengesinin uygun hale gelmesini sağlar.

Hurmada bulunan oksitsin maddesi de modern tıpta doğumu kolaylaştırıcı bir ilaç olarak kullanılmaktadır.

Hurmada bulunan kalsiyum ve fosfat ise iskelet oluşumu ve vücudun kemik yapısının dengelenmesi için çok önemli elementlerdir. Hurma içerdiği bol fosfor ve kalsiyum ile kemik zayıflığına karşı bünyeyi korur ve bu hastalıkların azaltılmasına yardım eder.

Hurmanın lif mineral ve fenol açısından zengin olduğunu söyleyen bilim adamları elmada daha fazla bakır ve çinko bulunduğunu buna karşılık hurmada sodyum potasyummagnezyum kalsiyum ve demir miktarlarının elmadan iki kat fazla olduğunu belirttiler. Bilim adamları düzenli yenilmesi halinde kalp ve damar hastalıkları riskini azaltan bu meyvelerin içindeki yararlı maddelerin daha çok kabuklarında bulunduğunu kaydettiler.

Hurma zihni ve bedeni gelişmeyi sağlar. Kansere karşı koruyucudur öksürüğü keser boğaz ağrısını bronşiti ve soğuk algınlığını giderir..

HAVUÇ

HAVUÇ




Maydonozgiller familyasından iki yıllık otsu bitki ve bitkinin sebze olarak değerlendirilen kökleri. Anayurdunun Afganistan ve komşu ülkeler olduğu sanılıyor.

Akdeniz yöresinde Hıristiyanlık öncesi dönemlerde Çin ve kuzeybatı Avrupa'da ise 13. yüzyılda havuç tarımı yapılmıştır. 20. yüzyılda karotenin (provitamin A) değerinin anlaşılması karotence zengin olan bu bitkinin besin kaynağı olarak önemini artırmıştır. Bugün ılıman kuşakta büyük miktarlarda havuç tarımı yapılıyor.


A C B1 ve B2 vitaminlerince zengin bir ürün olan havuç çiğ olarak ya da pişirilerek tüketilir.

Tohumlarından halk arasında gaz söktürücü idrar artırıcı adet getirici ve mide ilacı olarak yararlanılır.

Haftada beş kere yendiği takdirde araştırmalara göre kadınlarda kalp enfarktüsünü felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor.

Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10 oranında azalttığı görülmüştür.

Her gün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor.

Anne sütünü arttırır.

Yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir.

Havuçtaki kompleks karbonhidratlar vücuda ererji verir.

Havuçlar kirli olsa bile kabuğunu soymamak gerekir. Çünkü yarım kilogram havuçta 30 mg C vitamini B1-B-B6 vitaminleri kalsiyum demir ve potasyum mineralleri bulunur ve bunların büyük bölümü kabuğun altındadır.

Kabuğu soyulduğunda havuç besin değerinden çok şey kaybeder.

Havucun kabuğunu soymak yerine musluğun altında hafifçe fırçalamak yeterlidir.

Görme bozukluklari bas dönmesi düsük tansiyon bitkinlik gibi rahatsizliklari iyilestirir.

Bronşları açar kuru öksürüğü keser ve bağırsakları yumusatır.

Havucun süratle kan yapıcı kuvvetlendirici ishal kesici peklik giderici mide ve bağırsağın yakın dostu safra akıtıcı karaciğeri kuvvetlendirici ve yeri doldurulamayan bir sebze olduğunu biliyormusunuz.

Kansızlık halinde sabah-öğle-akşam taze çıkarılmış 1 çay bardağı havuç suyu içilmesi suyu çıkarılamazsa ince rendelenmesi ve iyice çiğnenerek yenilmesi öneriliyor.

Havucun bol A vitamini ile cilde temizlik ve pembelik verdiğini ve gözlerin sıhhatli kalmasını sağladığını kalp rahatsızlığı ve damar sertliği olanlara havucun çok fayda verdiğini her gün yenen bir havucun da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriliyor.

Havuçtaki beta-karotenin de gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruduğunu.

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini havuçların çiğ veya pişmiş olarak yenilirken asla soyulmaması gerektiğini sadece temiz yıkamanın yeterli olduğu bilinmektedir.

Aşırı havuç suyu içildiğinde cilt hafif portakal rengi alırsa da bunun bir zararı söz konusu değildir.

ERİK

ERİK




Uzmanlar yeşilden sarıya kırmızından mora kadar çeşitli renkte ve tatta olan eriğin birçok derde deva olduğunu belirtti.

Market manav ve pazarlarda tezgahları süslemeye başlayan eriğin bol miktarda B vitamini içerdiği söylenilmektedir.

Türkiye'nin hemen her yöresinde yetiştirilen erik daha çok taze meyve olarak tüketildiği gibi komposto hoşaf şurup pekmez reçel marmelat veya kurutularak saklanıyor.

Satın alırken canlı yeşil sert sulu ve lekesiz olan eriklerin seçilmesi tavsiye edilirken erik bol miktarda B vitaminleri içeriyor.

İlkbaharda çıkan eriğin yeşil kırmızı ve sarı meyvesi sonbahara kadar kurutulmuşu da yıl boyunca tüketilebiliyor.

Latince adı 'Prunus domestica' olan erik en eski yazılı belgelere göre 2000 yıldır biliniyor. Kafkasya ve Hazar Deniz'i çevresinden dünyaya yayıldığı sanılan eriğin erkenci döneminde çıkanına 'can eriği' yaz ortalarında olgunlaşanına 'Japon ya da İtalyan eriği' deniyor. Ağustos'ta olgunlaşmaya başlayan 'Avrupa eriği' ise ekim ayına kadar yenebiliyor.

Farklı dönemlerde olgunlaşan eriğin farklı biçim ve büyüklükteki meyvelerinin ince kabuğu türlere göre yeşil sarı kırmızı ve mor renkler alıyor.

Türkiye'deki en tanınmış erik çeşitleri can eriği papaz eriği mürdüm eriği ve tatlı üryani eriği olarak biliniyor.

Regl düzenleyici idrar söktürücü ve terleticidir. Tuzsuz rejim yapan ve romatizma rahatsızlığı olanlara iyi geldiği belirtildi.

Kalp ve böbrek hastalıklarınakaraciger hastalıklarınaB vitamini ihtiva eden erik bu özelliği sayesinde sinir sistemini takviye ediyor.

Ateş düşürücü etkisi de olan erik diş temizliği ile de bize yardımcı olur.

Romatizma mafsal kireçlenmesi ve nikriste faydalıdır.

Kansızlığı giderir. İştah açar ve hazmı kolaylaştırır.

Çekirdekleri ise bağırsak solucanlarını düşürmekte kullanılır.

ENGİNAR

ENGİNAR



Batı ve Orta Akdeniz bölgelerinin yerli bitkisi. Daha ilkçağlarda Doğu Akdeniz’e götürülerek ekilen enginarın Roma İmparatorluğu döneminde çok değerli bir bitki olarak ün saldığı biliniyor.

Günümüzde birbirinden değişik yemekleri yapılan enginar dikildikten sonra yıllarca yaşayan bir bitki. Ekildikten dört ile sekiz yıl sonra çiçek başçıklarının büyüklüğü ve kalitesi düşmeye başladığında kök parçalarından alınan sürgünlerden yeni bitkiler üretiliyor.

Kandaki üre ve kolesterolü düşürür. İdrar söktürür. Kandaki şeker miktarını ayarlar. Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önler. Böbrekteki kumların dökülmesine yardımcı olur. Prostat meme ve rahim ağzı kanserine karşı iyi gelir. Enginarın içinde bulunan Silymarin maddesinin hücrelerin hasar görmesini engellediğine işaret eden araştırmacılarayrıca Silymarin maddesinin prostat meme ve rahim ağzı kanserini önleme konusunda da etkili olduğunu belirtti.

Enginarın içinde fiber magnezyum folate ve C vitamini bulunduğu bu sebzeyi bol miktarda tüketenlerin bulundukları yaşın daha altında gösterdikler.

Karaciğer ve kalbin en iyi dostu olan enginarın kanı temizlediğini ve yorgunluğu giderdiğini vurgulayan uzmanlar diğer zehirli maddeleri ve yorgunluk maddelerini idrarla dışarı atarak vücuda dinçlik verip dinlendirdiğini söylüyor.

Karaciğer ve böbrek yetersizliğindebunların sancılarında.
Sarılık ve gut hastalıklarında
Aşırı şişmanlıkta
Kurdeşende
Romatizmada ve egzamada oldukça faydalıdır.
Kan dolaşımını düzeltir.
Kollestrolün neden olduğu damar sertleşmelerinde
Kalp sancıları Enfarktüs Beyin kanamaları gibi rahatsızlıkların önleyicisidir.

Elma

Elma



İnanılmaz şekilde şu sıra elma yiyorum. Duyduklarıma göre cilde çok yararı ve güzelleşmede büyük bir rolü varmış. Ben de bunu duydum güzelleşeceğim ya bu yüzden her gün 3-4 tane elma tüketir oldum. Bir de Wc sorunu çok yaşıyordum açıkçası kabızdım ve şimdi rahatlıkla Wc çıkabiliyorum. Herhalde elmanın faydasına bundan iyi örnek bulunamaz değil mi?

Elmayı ben daha çok kabuklu yerim kabuğunda ve kabuğun hemen altında yoğun olarak C vitamini bulunur. Bu nedenle iyi yıkanmış elmanın kabuğuyla tüketilmesi en doğrusudur. Açıkçası yemek için öyle sabırsızlanıyorum ki suyun altında elmayı pek ovuşturacak fırsat bulamıyorum.

Elmanın verdiği enerji 100 gramda 54 kaloridir. Bu enerji yağdan değil meyve şekeri ve organizma tarafından ağır olarak sindirilen şekerden gelmektedir. Kesinlikle her gün tüketilmesi şart olan bir meyve.

Elma spor öncesinde tüketildiğinde enerji verir. Sonrasında tüketildiğinde %85 oranındaki su içeriğiyle organizmanın ihtiyacı olan suyu tamamlayarak toksinlerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır. Spor sırasında tüketildiğinde organizmaya çeşitli mineral ve vitaminler yükler.

Yapılan pek çok araştırmanın ortak sonuçlarına göre:

• Günlük olarak tüketilecek 3 adet elmanın 2 ayda yaklaşık %10 oranında kolesterolün düşmesine yardımcı olduğu.

• Kötü kolesterol (LDL) oranını düşürdüğü

• İyi kolesterol (HDL) oranını da 4 misli yükselttiği saptanmıştır.

Günde bir elma yemek sizi tüm hastalıklardan korur. İki elma yerseniz kalp ve damar hastalıklarından korunmuş olursunuz. Kolesterolü normale indirir ve kabızlığı giderirsindirimi kolaylaştırır. Güzel kokusu rahatlatır ve tansiyonu düşürür sinirleri yatıştırır. Artrit tomatizmalar ve gut hastalıklarında çok yararlıdır. Kalbi koruyan flavonoidlerden bol miktarda içerir.

Domates

Domates




Domatesi eklememek olmaz arada sebzelere de yer vermeyi uygun gördüm.

Domatesin görüntüsü kokusu ve tadı ayrı bir zevktir. Bir de menemen yapılırsa demeyin keyfimize. Domates sofralarımızda yemeklerimizde bol bol yer alır. Kahvaltılarımızda ise peynirin yanına yakışandır. Bu kadar bahsetmişken faydaları hakkında da bilgi vermek istedim.

Domatesin vücut sağlığı açısından birçok faydası vardır. Aynı zamanda prostat kanserinin düşmanı olduğu bildirildi. Kalp cilt ve kandaki rahatsızlıklara da çok iyi gelen domatesi yeterince tüketen kişilerde yaşlılık belirtilerinin daha geç ortaya çıktığı belirtilmiş.

Kolesterolü düşürüyor Katarakt oluşumunu geciktiriyor. Yaşlılığa bağlı görme sorunlarını önlüyor. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kalp hastalıklarına yakalanma felç geçirme tehlikesini önlüyor. C vitamini A vitamini potasyum ve folik asidin bulunduğu birçok faydalı madde içeriyor.

Domates yemek ve domates suyu içmek faydalı. Üstelik domatesin kanı akışkan hale getiren ilaçlar gibi yan etkileri de yok. Bilim adamları domatesin kanı daha akışkan hale getirerek damar tıkanıklığı ve daralmasını engellediğini açıkladı. Domates suyu da benzer bir etki yaratıyor. Vücutta bir yara açıldığı zaman kanın pıhtılaşmasını sağlayarak kan kaybını engelleyen kan pıhtısı hücreleri çok yoğun olduğu zaman damar tıkanıklığı ve daralmasına neden olabiliyor. Uzmanlar sigara içenlere doğum kontrol hapı kullanan kadınlara uzun yolculuklar yapanlara bütün gün oturarak çalışanlara kanı akışkan hale getirmek için bol bol domates yemesini tavsiye ediyor.

Domatesin içindeki en önemli maddelerden biri de domatese kırmızı rengi veren likopen adlı pigmenttir. İnsan vücudu bu maddeyi üretemez ve bu madde yüzde 85 oranı ile en fazla domateste bulunur. Sonuçları İngiliz Platelet dergisinde yayınlanan araştırmaya göre; domatesin çekirdeğinin çevresindeki sarı sıvı işte bu etkiyi yaratıyor. Yani domates yemek ve domates suyu içmek faydalı. Üstelik domatesin kanı akışkan hale getiren ilaçlar gibi yan etkileri de yok. Domatesin ayrıca rektum kolon akciğer mide yemek borusu ağız boşluğu göğüs bağırsak kanserleri ve rahim boynuna ait tümör oluşum risklerini de düşürdüğü gözlenmiştir. Avrupa'daki araştırmacılar domatesteki likopen maddesinin yüksek miktarda alınmasıyla kalp hastalıklarında yüzde 48 düşüş gözlemlemişlerdir.

Çilek

Çilek




Çilek gerçek bir C vitamini deposu. 100 gr. çilekte 59 mg. C vitamini (ki bu oran limondan bile fazla) 1 mg. sodyum 174 mg. potasyum 21 mg. kalsiyum var. Kalorisi ise 37. Ancak eğer diyet yapıyorsanız nasılsa meyvedir bir şey yapmaz diyerek bol bol çilek yemeyin.

Çilek yıkarken dikkat etmek gerek. Çünkü çok çabuk zedeleniyor. Bunun için önce su dolu bir kabın içinde bekletmek süzdükten sonra da birkaç kez akan suyun altından geçirmek en iyisi. Sulanmaması için de yeşil kısımlarını yıkadıktan sonra temizleyin.

Yararları…

Çilek gözün zafiyetini giderir.

Körpe ve bol sulu çilekler sistemi temizliyor

İdrar yollarında ki tıkanıklığa iyi gelir.

Cilt sorunları olanlar için de iyi bir meyvedir.

Dişleri kuvvetlendirir.

Böbrek idrar yolları ve bağırsak sorunları için de birebirdir. Ayrıca diş etlerini güçlendiriyor dişlerdeki tartarı önlüyor

Nezleye çok faydalıdır.

Ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor.

Büyüme çağındaki çocuklar ve gençler için fevkalade bir meyvedir.

Çilekte yüksek oranda C vitamini bulunduğu gibi yüksek tansiyon ve kolesterolü düşüren maddeler içeriyor.

Kansızlığa karşı faydalıdır.

Ayrıca bol miktarda potasyum içerir ve lifli besinler arasında önemli bir yer tutar.

İdrar söktürü ve böbrek ve mesane taşlarının düşmesini sağlar

Diyabetli hastalar çileğe şeker ilave etmemek şaartıyla bu meyveyi bol bol yiyebilirler.

Cilde güzellik ve tazelik verir.

Romatizmayadamar sertliğine iyi gelir.

Kalp ve kas romatizmasının tabii ilacıdır

Ceviz

Ceviz




Beynimizin küçültülmüş bir modeli olan cevizin faydalarısaymakla bitmez.


Taze cevizde yüzde 5-6 oranında C vitamini vardır.

Kuru ceviz bol miktarda C B1 B2 A ve E vitaminlerini içermektedir.

Mide gazını giderir.

Grip ve nezleye iyi gelir.

Öksürüğü keser.

Ceviz vücudu soğuktan korumak için de yenir.

Sindirim sistemi bozukluğunu giderir

Şeker hastaları için hayati önemi olan insülini artırır

Ceviz damar tıkanıklığı ve şeker hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır.

Yorgunluğu ve bitkinliği giderir

Damar sertliğini önler.

Ceviz yağı mide ve bağırsakları temizleyerek yumuşak kalmalarını sağlar.

Basur için faydalı olduğu rivayet edilmekte ve bunun için balla karıştırılarak yenilmesi tavsiye edilmektedir.

Ciğere mideye ve dimağa kuvvet verip ağız kokusunu da giderir.
Zehirlenmelere ve zehre karşı etkilidir.

Zindeleşmeyi sağlar

Özellikle de şeker hastalarına ceviz yaprağını kaynatıp içmeleri öneriliyor ve cevizin beyin için gerekli olan gümüş iyonlarını da ihtiva ettiğini söyleniyor...

BROKOLİ

BROKOLİ




Brokoli memleketimize son bir kaç yıldan beri girmiş bir sebzedir. Roma imparatorluğu döneminde esas yetiştirildiği bölgelerden bir tanesi de Akdeniz sahilleri idi. Özellikle Amerika ve Avrupada ençok tüketilen sebzeler arasındadır.

Amerikada brokoli tabletleri satılmaktadır. Ancak bu tabletler Prostat şikayetlerine karşı etkin değildir. Bu tabletler 3-4 günlük brokoli tohumlarının filizlerinden elde edilmektedir. Brokoli sebzesinden elde edilmemektedir.

Brokoli düşük kalorili olması ve yüksek oranda lif içermesi nedeniyle dengeli beslenme için sofralardan eksik edilmemesi gerekli ve çağımızda önemli bir hastalık olarak karşımıza çıkan obeziteye karşı da etkili bir sebzedir. Brokolinin faydaları saymakla bitmiyor sebzenin aynı zamanda kalp hastalıklarına da iyi geliyor.

Uzmanlar tüm yeşil yapraklı sebzelerde olduğu gibi brokolinin de taze ve çok fazla ısıya maruz bırakılmadan tüketilmesi önerisinde bulunuyor.

Uzmanlar brokolide havuçtakinden daha fazla beta karoten bulunduğunu söyleyerek bu sebeple yenilebilecek suyu içilebilecek en iyi besinlerden olduğunu kaydediyor. Beta karotenin güçlü bir kanser savaşçısı olduğunu vurgulayan uzmanlar yemek borusu mide bağırsak kanserleri tehlikesini azalttığını ifade ediyor.

Brokolinin ayrıca B1 ve C vitamini ile dolu olduğunun altını çizen uzmanlar yüksek miktarda kalsiyum kükürt potasyum ve selenyum maddeleri içerdiğini belirtiyor. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokolinin vitamin deposu olduğunu bildiren uzmanlar suyunun havuç veya elma suyu ile karıştırılarak içilmesinin de faydalı olduğunu kaydediyor.

BADEM

BADEM




Tatlı badem tohumlarında az miktarda protein demir ve kalsiyumla birlikte yüksek oranda yağ bulunur. Acı badem ağız yoluyla alındığında göğüs yumuşatıcı öksürük kesici etkisi olmakla birlikte yüksek dozda alındığında zehirlenme etkisi yaratır.

Türkiye'de kabukları soyulup taze olarak ya da kavrularak yenilmesinin yanı sıra pasta şekerleme ve tatlılarda yaygın olarak kullanılır. Türkiye'de içi bademli nikâh şekerleri yaptırmak ve şık ambalajlar içerisinde davetlilere dağıtmak da özellikle büyük kentlerde yaygın bir gelenektir.

Göğüs hastalıklarını

Hamilelerin sütünü artırır ve bebeklerin gelişimine yardımcı olur.

Badem yağı ise hazımsızlığa iyi gelir.

Burun Kuruluğunun Tedavisinde Badem Yağı Çocuklarınız veya siz bu rahatsızlıktan kurtulmak için günde iki /üç kere bir/iki damla badem yağını burunlarınıza damlatarak bu problemden kurtulabilirsiniz.

Sık sık dudaklarının çatlamasından rahatsız olanlar da gün içinde bir iki damla badem yağı kullanmalıdırlar.

Kolestrolü düşürür.

Kalp krizi riskini %50 azaltır.

Kan şekeri düzeyini ayarlar; kansere yakalanma riskini azaltır.

Bedenin ve zihnin yorgunluğunu giderir.

Böbrek mesane ve üreme yollarındaki iltihapları yok eder. Baş ağrısı karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.

Ayva

Ayva




Akdeniz ve Asya ülkelerinde yetiştirildiği bilinmektedir. Batı Asya ve tropikal ülkelerin meyvesi daha yumuşak ve daha suludur.

Ayvanın kalp akciğer boğaz mide böbrek göz bağırsak ağız rahatsızlıkları ve adet kanamalarına oldukça faydalı olduğu bilinmektedir.

Soğuk iklimlerde yetişen bu meyve sarı renkli güzel görünümlü hoş kokulu ve ağırdır.

Satın alırken büyük sert ve sarı olanlar seçilir.

Kalbe kuvvet verir.

Ağız kokularını yok eder.

Kabızlığı giderir.

Mideye kuvvet verir.

Kurutulmuş ayva suda bekletilerek yapılacak şurup ile gargara yapılırsa boğaz iltihaplarına çiçekleri bal ile karıştırılarak macun yapılırsa yemeklerden sonra alınmak suretiyle kalbe kuvvet verir zihni berraklaştırır.

Ayva Çekirdeği ise;

Göğüs tıkanıklığına öksürük tedavisinde ekzema tedavisinde deri çatlaklarını gidermede kullanılır.

Ayva çekirdeği su veya sütle kaynatılır ve göğüs tıkanıklığı ile öksürük tedavisinde hastaya içirilir.

Ayva suyu zatürree ve kan tüküren hastalara faydalıdır.Çekirdekleri kaynatılırsuyu sıcak içilirse göğsü yumuşatırses kısıklığı ve öksürüğü giderir.

Yenildiğinde kusmayı önler.

AVOKADO

AVOKADO





Avokado kabuğu yeşil yenen kısımları beyaz iri çekirdekli bir meyvedir. Avokado tam olgunluğa toplandıktan sonra erişir.

Lezzetini anlamak için olgunlaşmasını beklemek gerekmektedir.

Bunun için hemen tüketmek üzere satın alıyorsanız yumuşak olanı seçmeniz gerekir.

Seçerken aynı zamanda derisinin parlak ve kaygan olmasına salladığınızda çekirdeğin sesinin gelmesine dikkat edin.

Birkaç gün sonra tüketecekseniz sert olanı tercih etmeniz daha iyi olacaktır.

Kabıza karşı etkili bağışıklık sistemini güçlendirici özellikleri bulunmaktadır.

İçerdiği doymamış yağ asitleri kanda kolesterolün yükselmesini önler dolayısıyla Kalp ve damar hastalıkları için en iyi doğal ilaçtır.

Avokadonun anavatanı Meksika ve Guetamala olmakla birlikte günümüzde ülkemizin güney sahillerinde de üretiliyor.

100 gramında yaklaşık olarak 180 kalori vardır.

Aynı zamanda diğer meyvelere oranla yüksek potasyum ve C vitamini içerir.

Lif oranı yüksek olan avokado peklik (kabızlık) giderici etki taşır; ayrıca kalınbağırsak sorunları ve hemoroit rahatsızlığı çekenler için yararlı olur.

Avokado cildin kırısıksız olmasinda önemli rol oynayan kolajenin üretimini sağlayan bir depo olarak değerlendiriliyor.

Avokado kalorili olmasına rağmen içerdiği antioksidan olan Glutathion hücre koruyucusudur. Antioksidantlar hücrelerin yaşlanmasını yavaşlatır ve kanseri önlerler.

Avakado bol E vitamini içerir. Bu vitamin kalp ve deriyi koruyarak dolaşımı düzenler. Ayrıca potasyum ve B6 vitamini içerir. Kadınlar açısından çok gereklidir.

Sindirimi çok rahat olan avokadoyu özellikle bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ediliyor.

Bu meyvenin içerdiği E vitamini kalbe iyi gelirken yüksek potasyumu depresyona sebep olan uyuşukluluğu engelliyor. Ama yağ oranı bir çikolata kadar yüksek olduğu için zayıflamak isteyenlere önerilmiyor.

ANANAS

ANANAS



Başlıca Costa Rica Honduras Fildiş Sahili Gana Tayland ve Malezya gibi tropikal iklimin görüldüğü bölge ülkelerinde yetiştirilmektedir.

Anayurdu Amerika nın tropik bölgeleri olan ananas kalın ve etli bir gövdeyi çepeçevre saran 30-40 kadar sert ve özlü yapraktan oluşur.

Ananas besinlerle az miktarda alınan manganezin de zengin bir kaynağıdır. Manganez enzimlerin etkinliğinin görülebilmesi ve antioksidan özelliğin daha verimli olabilmesi için önemlidir.

Orta ve Güney Amerika'da yetiştirilen ananasAvrupaya tanıtıldıktan sonra yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Ananas tropikal iklim kuşağında yetişen bir meyvedir.Meyve olarak yiyebilir suyunu çıkartıp kokteyllerinizde kullanabilirsiniz.

Meyve sebze ya da etli salatalarınız ile birtakım yemeklere de ilave edebilirsiniz.

Tombul taze gözüken ve mümkün oldukça en geniş olanını seçin. Ananas ne kadar genişse yenilebilir kısmı o kadar fazla olur.

Taze gözüken koyu yeşil yapraklar iyi kalitede olduğunun belirtisidir. Kokusu da iyi kalitede olduğunun bir göstergesidir.

Ananasın içerdiği zengin B vitamini cildi etkili bir şekilde nemlendirir ve saçı da parlatır.

Bunun yanı sıra ananas stresin giderilmesi ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine de yardımcı olur.

Ananas kan dolaşımını hızlandırarak hem tansiyonu hem de kandaki yağ oranını düşürmede etkili olabilir.

Ananas vücutta yağ birikimini de önler.

Deneysel çalışmalarda kanser önleyici etkilerine rastlanmıştır.

Klinik çalışmalarında ise şişkinliğin ve ödemin görüldüğü sinüzit boğaz ağrısı kireçlenme ve gut gibi iltihabi durumlarda iltihap önleyici etki göstererek şişkinliğin azalmasına yardımcı olabileceği saptanmıştır.

Ananasın tek başına öğün aralarında sap kısmının ve gövdesinin tüketilmesiyle bromelin enziminin iltihap ve ödem önleyici etkisi maksimum düzeyde artırılabilir.

Ananas manganezin yanı sıra iyi derecede B1 vitamini içerir. B1 vitamini enzimatik reaksiyonlarda tamamlayıcı ve enerji üretiminde yardımcıdır.