ENGİNAR

ENGİNAR



Batı ve Orta Akdeniz bölgelerinin yerli bitkisi. Daha ilkçağlarda Doğu Akdeniz’e götürülerek ekilen enginarın Roma İmparatorluğu döneminde çok değerli bir bitki olarak ün saldığı biliniyor.

Günümüzde birbirinden değişik yemekleri yapılan enginar dikildikten sonra yıllarca yaşayan bir bitki. Ekildikten dört ile sekiz yıl sonra çiçek başçıklarının büyüklüğü ve kalitesi düşmeye başladığında kök parçalarından alınan sürgünlerden yeni bitkiler üretiliyor.

Kandaki üre ve kolesterolü düşürür. İdrar söktürür. Kandaki şeker miktarını ayarlar. Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önler. Böbrekteki kumların dökülmesine yardımcı olur. Prostat meme ve rahim ağzı kanserine karşı iyi gelir. Enginarın içinde bulunan Silymarin maddesinin hücrelerin hasar görmesini engellediğine işaret eden araştırmacılarayrıca Silymarin maddesinin prostat meme ve rahim ağzı kanserini önleme konusunda da etkili olduğunu belirtti.

Enginarın içinde fiber magnezyum folate ve C vitamini bulunduğu bu sebzeyi bol miktarda tüketenlerin bulundukları yaşın daha altında gösterdikler.

Karaciğer ve kalbin en iyi dostu olan enginarın kanı temizlediğini ve yorgunluğu giderdiğini vurgulayan uzmanlar diğer zehirli maddeleri ve yorgunluk maddelerini idrarla dışarı atarak vücuda dinçlik verip dinlendirdiğini söylüyor.

Karaciğer ve böbrek yetersizliğindebunların sancılarında.
Sarılık ve gut hastalıklarında
Aşırı şişmanlıkta
Kurdeşende
Romatizmada ve egzamada oldukça faydalıdır.
Kan dolaşımını düzeltir.
Kollestrolün neden olduğu damar sertleşmelerinde
Kalp sancıları Enfarktüs Beyin kanamaları gibi rahatsızlıkların önleyicisidir.

0 yorum:

Yorum Gönder